Bu
sayfa yenilenmektedir. Ziyaretiniz için teşekkür ederim.
Adli
Bilimler (Forensic Sciences, Forensische
Wissenschaften, Science Forensique); Tıp, Fen ve
Sosyal Bilimler alanlarındaki bilgilerin Adaletin
hizmetine sunulmasiyla ilgilenen bir daldır. Bu
genis yelpaze içerisinde hekimden psikologa,
polisten kimyacıya, hemşireden astronoma,
hukukçudan istatistikçiye kadar, hemen her
meslek sahibi yerini bulur. Ülkemizde Adli
Bilimler ile ilgili eğitim, baslica
Istanbul
Üniversitesi Adli Tip Enstitüsü'nde
verilmektedir.
Yalniz
lisansüstü (Master ve Doktora) egitim
programlari bulunan Istanbul Üniversitesi Adli
Tip Enstitüsü, farkli meslek sahibi kisilere,
kendi alanlarinda adalete hizmet için gerekli
temel egitimi vermek ve onlari bilirkisi olarak
yetistirmek üzere kurulmustur. Kurucusu ve
Enstitünün ilk Müdürü, uzun yillar
Cerrahpasa Tip Fakültesi Adli Tip Anabilim Dali
ile Adalet Bakanligi Adli Tıp Kurumu'nun
Başkanlik hizmetini de yürütmüş olan Prof. Dr.
Şemsi Gök'tür.
Adli
Tip Enstitüsü'nde, coğrafi enformasyon
sistemleri yardimiyla suçun önlenmesinden,
mitokondriyal DNA ile göç yollarinin
arastirilmasina, siddet ve uyusturucu madde
kullaniminin önlenmesinden, çocuk istismari ve
ihmalini önlemeye varincaya dek, pek çok konuda
uluslararasi düzeyde projeler yürütülür.
Arastirma sonuçlari ulusal ve uluslararasi
kongrelerde sunulur ve yayinlanir.
Adli
Tip Enstitüsü bunlarin disinda, gerek Mahkeme,
Savcilik ve Hakimliklerin, gerekse
özel
olarak
kişilerin adli bilimleri ilgilendiren
basvurularinda (DNA düzeyinde
incelemelerle kimlik tespiti ve babalık tayini,
yazı/imza incelenmesi, ses ve görüntü
bantlarinin incelenmesi, cinsel suçlarin tespiti, kemiklerden yaş ve
cinsiyet tayini vb.) bilirkişi olarak hizmet
verir.
Kuruluşundan
bu yana, Adli Tip Enstitüsü'nün gerek vermis
oldugu eğitim, gerekse faaliyet alanlari
"Adli Tip" ile sınırlı olmamasi
nedeniyle, Istanbul Üniversitesi Senatosu,
Enstitü adini Semsi Gök Adli Bilimler
Enstitüsü olarak degistirme kararı
almistir.
Sevil
Atasoy, Profesör Şemsi Gök'ün kızıdır, Adli Tıp
Enstitüsü'nün kurucularındandır ve halen Enstitü'nün Müdürlügünü
yürütmektedir.
Adli Bilimler alanında lisans ve lisansüstü eğitim
Hindistan'dan Kanada'ya dünyanın pek çok ülkesinde
verilmekteyse de lisansüstü düzeyde genellikle Yüksek Lisans
(Master) programları yaygındır. İstanbul Üniversitesi
Adli Tıp Enstitüsü bu alanda Doktora eğitimi veren az sayıda
üniversiteden biridir. 20 yıllık bir eğitim deneyimine s
ahip
olan Enstitümüz, bu alandaki eğitimin öncülerindendir.
Kriminalistik, Adli
Bilimlerin bir alt dalıdır. Dünyann tüm Polis ve Jandarma
Kriminal Laboratuvarlarında
kriminalistik uygulamaları gerçekleştirilir. Kimi yazarlar
forensic science terimini kriminalistik anlamında, buna
karşılık forensic sciences şeklindeki çoğul şeklini adli
bilimler için kullanmaktadır. Kriminalistler, fen
bilimlerinin prensip ve tekniklerini kullanarak
adalete hizmet ederler. Adli Tıp Enstitüsünün Fen
Bilimleri Anabilim Dalında sunulan Kriminalistik programının
ayrıntılarına,
http://adlitip.net sayfasından
ulaşabilirsiniz.
Kriminalistik terimi
ilk kez Hans Gross tarafından 1891 de kullanılmıştır. 1847
ile 1915 tarihleri arasında yaşıyan Graz, Avusturya doğumlu
Gross, ceza hikimi olarak görev yaptıktan sonra Prag ve
Grazda profesör olarak çalışmıştır. Graz Üniversitesindeki
Kriminalistik Enstitüsünün kurucusu, Archivs für
Kriminologie dergisinin ilk editörüdür. Başlıca eserleri
Handbuch für
Untersuchungsrichter, 1893; Kriminalpsychologie, 1898;
Encyklopädie für Kriminalistik, 1900. (Meraklısına notlar:
Arnold Schwarzenegger, Graz'daki Hans Gross ilkokulundan
mezundur)
1960 lara dek
genellikle Almanca kaynaklarda rastlanan bu terim, polis
teşkilatları ile üniversitelerin ceza adaleti ve kriminoloji
bölümleri ile işbirliğinin yaygınlaşması üzerine Kaliforniya
Üniversitesinde kurulan Kriminalistik ve Michigan Eyalet
Üniversitesinde faaliyetine başlayan Adli Bilimler bilim
dalları ile birlikte, İngilizce kaynaklarda da yer almaya
başlamıştır. Profesör Paul Kirk ve Ralph Turner bu hareketin
öncülerindendir.
Paul Kirk 1902 - 1970 tarihleri arasında yaşamıştır.
Berkeley, Kaliforniya, ABD Üniversitesinde ünlü bir
biyokimyacı iken kriminalistik alanında çalışmaya başlamış
ve bu disiplinin ilk akademik programını başlatmıştır. (Meraklısına
notlar: Ünlü TV dizisi Kaçak ta konu edilen Dr. Sam Sheppard
gerçek bir kişiydi ve 1954 yılında karısını öldürmekle
suçlandı. Profesör Paul Kirk'in cinayetin işlendiği odanın
duvarlarındaki kan lekelerinden gerçekleştirdiği
rekonstrüksyon sayesinde beraat etti)
Dünyanın ilk kriminal
laboratuvarı, Lyon, Fransa'da Edmond Locard tarafından 1910
larda kurulmuştur. 1877 - 1966 yılları arasında yaşıyan
Locard, 1. Dünya Savaşı sırasında Fransız Gizli Servisinde
çalışırken, askerlerin ve esirlerin elbiseleri üzerindeki
kalıntıları inceleyerek, nerelerden geçtiğini saptamıştır.
Ünlü "Her temas bir iz bırakır" prensibinin Locard'a ait
olduğu kabul edilirse de, kendisi hiç bir zaman böyle bir
cümle kullanmamış, ancak inceleme teknikleri bu prensibe
dayandığından kendisine mal edilmiştir. Ünlü cümle ilk kez
Reginald Morrish'in, The Police and Crime-Detection Today,
London: Oxford University Press, 1940, 72 kitabında yer
almıştır. (Meraklısına
notlar: Günümüzde Interpol'ün merkezi ilk kriminal
laboratuvarın kurulduğu Lyon kentindedir).
1930 larda Amerika
Birleşik Devletlerinde FBI' ın laboratuvari dışında sadece
bir kaç büyük kentte kriminal laboratuvar
vardı. 70 lerde bu sayı 47 ye ulaştı. Günümüzde eyalet
kriminal laboratuvarlarının sayısı yüzlerle ifade
edilebiliyor. Bunların yanısıra özel kriminal laboratuvarlar
da var. Benzer durum Avustralya, Kanada, İngiltere için de
geçerli.
Avrupa Birliği üyesi ülkelerin polis ve jandarma kriminal
laboratuvarları European Network of Forensic Science
Institutes adlı bir örgütün üyeleri. Böylelikle AB
içerisinde aynı kalitede hizmetin verilmesine ve veri
tabanlarının (parmakizi, balistik, DNA gibi) ortak
kullanımına ulaşılmaya çalışılıyor. Adli Tıp Enstitüsü bu
örgütün üyesi ve tek sivil üniversite birimi.
1
Nisan 2005 tarihinde yürülüğe girecek yeni Ceza Muhakemesi
Kanunu ülkemizde kriminal laboratuvar hizmetlerine önemli
yenilikler getirecek. Özellikle moleküler genetik
analizlerin ilk kez bir yasamızda yer alması Atasoy ve
ekibinin yoğun çalışmaları sonunda gerçekleşti.