|
açyklardym BYZ TÜRKLER* IYI BIR IZLEYICIDIR: Türkler'in en sevdigi seyirlik etkinlik trafik kazasidir. Kaza hafifse, arabadan inip iki tarafa da "anlasin" derler. Onlar anlasana kadar da oradan ayrilmazlar. Kaza agirsa, belki kesik ya da yanik ceset görürüm diye hiz kesip duraklarlar. Hatta bazilari otoyolda dururlar. Bu çogunlukla son duruslari olur. Türkler arkalarindan gelenlere yeni bir seyir sansi yaratmaktan hiç kaçinmazlar. * DOST CANLISIDIR: Türkler yalnizligi sevmez. Bu yüzden tüm dünya tanrinin kendine bile tatil verdigi pazar gününde sakinlik ve huzur pesinde kosarken, Türkler birbirlerine, yani kalabaliga kosarlar. Mesire yerlerine çikan asfalt yollarda uzun konvoylar olustururlar, iki saatlik bir etkinlik için dört saatlerini yolda feda etmekten çekinmezler. Kadri bilinmemis Maradonalar olarak dar alanlarda top pesinde kosar, komsularini nisanladiklarinda gülmekten çekinmezler. Temiz hava almak için gittikleri yerlerden üst bas is kokmus bir halde dönmeyi becerebilen bir Apaçi'ler vardir bir de biz Türkler. * SEZGISINE GÜVENIR: Deforme olmus vücutlarina ragmen baktiklari her kadinin kendileri ile yatmak istedigini düsünürler. Ve plajdaki her kadina sanki bikinisini giymeyi unutmus gibi bakarlar. Yabanci kadinlarin da kendilerine bakarken, "niye mayonu biraz daha siyirmiyorsun" der gibi baktigini zannederler. * SAGDUYULUDUR: Türkler, arabadayken çiklet çigner gibi küfür ederler. Yapilan arastirmalar, bir Türk sürücüsünün, trafikte günde ortalama 27 kez küfür ettigini ortaya koymustur. Ancak bu küfürlerin yüzde 77'sinde asla karsi taraftan gelen sürücüyü rencide edici bir sözcük kullanmazlar. Genellikle hedef sürücünün validesidir. Arastirmalar, her Türk sürücüsünün günde ortalama 9 kez bir baska sürücüyü öldürmeyi aklindan geçirdigini, ancak karsi tarafa yönelik tehdidini -yüzde 99,5 oraninda- cami açmadan gerçeklestigini ortaya koyuyor. Böyle de bir sagduyu var iste. Hatta seslerini diger sürücüye degil de kendi yanindakilere duyurmakla da yetinirler. * HALAY'A ZAAFI VARDIR: Türklerin yüzde 99.5'i halay çekmeyi bilmez. Fakat bu ne yaman çeliskidir ki, Türklerin yüzde 99.5'i halay çeker. Kutlama ve eglenme Türklerin eski çaglardan bu yana sikça yaptiklari bir edimdir. Ancak, tarihteki ilk sivil nitelikli toplu Türk kutlamasi 80'li yillarin sonunda Galatasaray'in Neuchatel'i Ali Sami Yen'de yendigi aksam tüm yurtta, KKTC'de ve dis temsilciliklerimize yakin yörelerde yasanmistir. Yillarca toplu gösteri yasagi altinda yasamis olan Türkler, ceberut devlet gelenegine özgü "resmi kutlama anlayisinin etkisinden bir anda çikamadiklari için sabaha kadar bu tutuklugu üzerlerinden atmaya çalisip, ayaklarini bir ileri bir geri sallayip durmuslardir. Gelgelelim, görgü taniklarinin ifadelerine göre, bunda bir türlü muvaffak olamamislardir. Bu tutukluk nedense günümüzde de devam etmektedir. Hatta kimi yerlerde bu kültür yerini artik kollarini birbirlerinin omuzlarina koyarak oldugu yerde birlikte yukari dogru ziplayip oley, oley oley oley seklinde ortak ses çikarma eylemine birakmistir. Yine de halay, sünnetten dügüne, kutlamadan gösteriye, direnisten bar muhabbetine her yerde ortak bir aradalik formatimiz (.cgf common gathering format) olmustur. Lakin, bu onu iyi icra ettigimiz anlamina bugün de gelememektedir, bir türlü. Galiba Türkler, devletin bu konuda da bir seyler yapmasini beklemektedir. * TELIF HAKLARINA SAYGILIDIR: Isledikleri hiçbir cinayette bir yaraticilik, zeka piriltisi yoktur. Her 100 cinayetten yüzde 99.5'i önceden planlanmamis cinayettir. Buradan hareketle, Türklerin spontane öldürmeyi tercih ettigi, dolayisiyla Türklerin bir anlamda spontane yasadigi sonucuna varabiliriz. Bugün çoluk çocuk sahibi Türkler, Komiser Colombo, Baretta, San Francisco Sokaklari gibi çok sayida polisiye dizi filmi tek bölüm bile atlamadan seyretmis olsalar da, eser sahiplerine ve telif haklarina saygi geregi radaki yaraticiligi mahalli cinayetlerine yansitmayi akillarindan bile geçirmemislerdir. Tarihte bilinen en planli Türk cinayeti, geçtigimiz yil islenmistir. Burada bir adam karisini çok sayida parçaya ayirip her bir parçayi ayri bir bölgede ortadan kaldirma yoluna gitmis, sonra da karim kayip, akrabasina gitti, dönmedi izlenimi vermek istemistir. Ancak, bunu yaparken, kendisi de ortadan kaybolmaya kalkisinca, polisin sonuca gitmesi, takdir edeceginiz gibi hiç zor olmamis ve bu cinayet, tarihimize gururla anilacak bir kilometre tasi olarak girme sansini hepten yitirmistir. * GÖREV BILINÇLERI TAMDIR: Türkler, trafik isiklarinda durduklarinda yesil isigi önce arkadaki araba görür. Bunun neden böyle oldugu artik bilimsel bir kesinlik kazanmistir. Bilim adamlari, trafik isigina kadar yarisi ilk sirada tamamlayan her Türk'ün, tam bu noktada kendi görevinin tamamlandigini düsündügünü ve yanacak yesil isigin arkadaki sürücü tarafindan hatirlatilmasi gerektigine yönelik sarsilmaz bir inanca kapildigini kesin bir biçimde ispatlamislardir. Arkadaki sürücüler de bu argümani dogrulamislardir. * MINNET EDER: Türkler insanlarin cehaletleriyle ödüllendirildikleri topraklarda yasamayi severler. Buna çok ihtiyaci vardir. Bunun için çok tesekkür ederler, Allah sizden razi olsun derler. (Bkz. Çarki Felek, Turnike) |