TÜRKIYE'DE TIBBIN MODERNIZASYONU, KISMEN ÖZELLEŞTIRILMESI VE SUBVENSIYONU HAKKINDA DÜŞÜCELER
1. SAĞLIKTA ÇÖZÜMLER
Ülkede tıbbın nasıl gelişeceğini araştırabilmek için bir önemli bakış açısı ise bugünkü aksaklıkların, önce kamuoyu, sonra yönetim kademesi tarafından hangi oranda farkedileceğini aramaktır. Böylece insan dünyadaki gelişmelerin hangi oranda ülkemize yansıyacağını tahmin etmeye çalışabilir. Türkiye için bu yoldan bazı tahminlere ulaşmak, bu arada bazı temenni ve fikirleri de dile getirmek daha gerçekçi olabilir.
Sağlık sistemimizde bir reform ihtiyacı tüm kesimler tarafından kabul edilmektedir.
Son 35 yıllık sürede yaklaşık 9 ayda bir Sağlık Bakanı, sık sık müsteşarlar değişti. Maliye Bakanlığında, Dışişleri Bakanlığında, alışılagelmiş bir hizmet- içi eğitim ve süreklilik, SSYB'de tam olarak oluşmamıştır.
2.SIGORTA
SSK ile Emekli Sandığının birleştirilmesi zaman zaman kamuoyunda gündeme geliyor. Kanaatimizce birleşme değil, bilakis SSK, E.Sandığı ve Bağkur'un ayrı ayrı Sağlık sigorta şirketleri olarak koordinasyonu ile Devlet ve SSK hastanelerinin sigorta kısmından ayrılarak belediyeler ve özel şirketlerlerin yardımı ile özelleştirilmesi, denetim ve yönetimi bu bakanlıkça yapılmasının gerektiği ortaya çıkacaktır.
3.TEŞHIS VE TEDAVIDE ULUSLARARASI STANDART
Sağlıktaki karmaşanın bir sebebi iki sınıflı sistemdir. Ülkemizde sağlık hizmetlerini resmi ve özel diye iki sınıfa ayrılmış ve bunların aynı amaca hizmet veren ulusal kurumlar olduğu anlaşılmamıştır. Bilakis resmi tıp özel'e düşman kardeş muamelesi yapmakta resmide mübah olan özelde olmamaktadır.
Burada eksik olan unsur,henüz kaç hastaya kaç röntgen aletinin, kaç taş kırma aygıtının ,kaç kan bankasının gerekeceğini yansıtan uluslararası istatistik ve normlara bakmanın sırasının geldiğinin henüz anlaşılmamış olmasıdır. 2000 li yıllarda bu düzeye ulaşılacağına inanmaktayız.
O zaman mevcut sağlık servisleri ve imkanları özel, resmi veya yarı resmi olarak ayrımlara tabi tutulmayacak, hastaların bu kurumlar arasında eşit rekabet şartları altında dağılmasının yolları bulunacaktır. Bu arada tabii ki ferah ve banyolu odada tek başına yatmak isteyen daha fazla para veya sigorta pirimi ödeyecektir. DÜNYANIN HER TARAFINDA SUBVENSIYON mevcuttur ve sosyal devletlerde böyle de kalacaktır. Amaç bu gideri minimumda tutmaktır!
Sağlık her zaman desteklenmesi gereken masraflı bir hizmettir. Ancak pahalı olduğu için bundan tamamen kaçınılması düşünülemez. Uluslararası standartların ve sayıların altında olan aygıt ve tıbbi imkanları sağlayacak özel girişimcilerin her türlü teşvik imkanlarından yararlanması gerekmektedir. Fazla sayıda olanların ise desteklenmesi bilgisayarlı tomografi misalinde olduğu gibi kaynak israfıdır.
Şu anda bir yandan özel işletmelere Devlet tarafından teşvik verilmekte, bir taraftan da kdv siz ve vergisiz , döner sermayeli tıp yapan Üniversite, Devlet hastanesi, Vakıf hastaneleri vasıtası ile eşit olmayan rekabet koşulları altında özel işletmelerin gelişmesi önlenmektedir.
4.PLANLAMA
Resmi sağlık kuruluşlarına "Bina maliyeti" gibi unsurlar "tahsis" edilirken özel sağlık kuruluşları bu tip masrafları yatırımın bir parçası olarak görmektedirler. Bu şartlar altında bile Türkiye'de bir özel sağlık faaliyeti olması "resmi" tıbbın kalitesi hakkında bir fikir verebilir. 2000li yıllarda sağlık kuruluşlarının değerlendirilmesinde bu hususlar dikkate alınacaktır.
Bugün gelişmiş ülkelerde artan maliyetler karşısında yataklı servis hizmetlerinin en aza indirilmesi ve hastaların cerrahi girişimlerin çoğundan sonra kısa bir gözetim süresinden sonra evlerine gönderilmesi için tıbbi ve organizasyon tedbirler alınmaktadır. Halbuki yurdumuzda bu hususları düzenleyen "Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına" dair kanun 1928 tarihlidir.
2000 li yıllarda sağlık sigortası sorunu çözülmüş olacaktır.Sigortalıların ilaç,tedavi vs. gibi hizmetlerin hepsinde kademeli olarak % 1 ila 5 oranında kendi katılım payları olacaktır. Sigortalı istediği sigortayı (NASIL ISTEDIGI HEKIMI SEÇEBILECEK ISE) belirli farklar ödeyerek seçebilecektir.
5.BAĞKUR \SSK
Hekim ve hastane seçimi yakın gelecekte serbest olacaktır. İsteyen sigortalı aradaki farkları kendisi ödeyerek bir özel hastane veya muayenehanede de bu hizmetlerden faydalanacaktır.
Asgari ücretlerin tesbitinde Tabibler Odası ile Sağlık Bakanlığı beraberce karar verecektir. Bu asgari ücretin üç ila beş misline kadar bir oran ise özel merkez,muayenehanelerde talep edilebilecektir . Yapılan sigortaya göre belli bir oranı hasta kendisi ödeyecektir.
Bu tip bir serbest sağlık sistemi ilk etapta (hekime güven ) prensibi üzerine kurulup yanısıra, tıbbi hesap uzmanları ve hekimleri içeren bir kontrol mekanizmasının SSYB ce kuruluşu da gerçekleşmiş olacaktır.. Bir kontrol mekanizması da tabii ki serbest rekabet.İkinci mekanizma ise gerek mali gerek tıbbi konuların denetlenmesi olacaktır.
Birinci basamak sağlık hizmeti fikri yararlı bir fikirdir. Şu anda olan sistemin geliştirilmesi esas alınmalıdır. Ingiltere ve hatta Yugoslavyada iflas eden merkeziyetçi masa başı fikirler uzun veya kısa vadede ölü doğumlar olmaktan öte gidemez. SSK daki hizmetin yogunluğu sebebi ile PTT DDY Polis hastaneleri gibi diğer resmi sağlık kuruluşlarının kuruluşuna ihtiyaç başgöstermiştir.
6.RESMI TIP
Sevk işlemleri, heyet raporları 2000 li yıllarda oluşacak serbest rekabet sayesinde büyük ölçüde kalkacak ve sağlık işleri daha çabuk hizmet verebilir hale gelecektir. Şu andaki her bir şeyin defalarca kontrolden geçmesi netice itibariyle "resmi tıp da" diğer KİT lerde olduğu gibi daha pahalıya malolmaktadır. Sağlık hizmetleri dünyanın her medeni ülkesinde subvensiyon gerektiren hizmetlerdir. Bunlar batı ülkelerinde ülkelerin tercihine göre ucuz kredi, teşvik arsa tahsisi , vergi indirimi şeklinde olmaktadır. Bir subvensiyon olmadan özel tıbbi hizmetler sadece tıbda öncülük, araştırma veya lüks hizmet kategorilerinde mümkün olmaktadır. Şu anda SSK sisteminin iflas eşiğinde olmasına bir sebep sigorta ve sağlık hizmetlerinin ayni elde olmasından yani alıcı ve satıcının ayni müessese olmasından ve diger resmi sogorta olan Bağkur'un isternirse tercih edilecek bir seçenek haline gelememiş olmasından kaynaklanmaktadır.
7.TIP EĞİTİMİ
Pahalı bir eğitim olan tıp'da AT politikamız gözönüne alınırsa ve mesela Almanya'da 14.000 işşiz hekim olduğu düşünülürse gerek eğitim kalitesini arttırmak, gerek hekimlerin istihdam sorununu çözmek için hekim enflasyonunun önlenmesi gerekmektedir. Istanbul Tabipler Odasının önerisi tüm tıp fakültelerine alınacak öğrenci sayısının yılda 2500 ile sınırlandırılması gerçekleşmesi mantıklı olabilir.
TIP eğitiminin köklü bir reformu ancak üniversitelerimize kaliteli hekimlerin gelmesi ile gerçekleşir. Kaliteli ve araştırmaya yönelik hekimi üniversiteye bağlamak sadece kazanç temin ederek veya döner sermaye tesis ederek olmaz. Bilimsel olanaklar ve titr uzun sürede, normal ihtiyaçları karşılayacak maaşlar ödendikten sonra ve kürsü şefi olunduğunda, mesela Üniversite içinde özel muayene ve tedavi yapma hakkı verildiğinde bu sistem batı ülkelerinin çoğunda olduğu gibi ülkemizde de oturur.
8.KARIYER
Önemle düşünülmesi gereken bir yol kişinin ilerde muayenehanesinde kullanabilecegi Doç/prof gibi titrlerin sadece üniversitede full time çalışıldığı süre kullanılır titrler haline getirilmesi ve bu hizmet sona erdiğinde kullanılamaması yoludur (ABD de olduğu gibi). Baz bir gelir temin edilip kalıcı kariyer yolları belirlendikten sonra hekimler kendi istek ve yeteneklerine göre Üniversiteleri tercih edebilir veya etmeyebilirler. Almanyada da 5 senelik anlaşmalı profesörlük yasası yürürlüge girmiştir.
Türkiye'nin ana ihtiyacının saygın ve bilgili pratisyen hekimlere olduğu kabul edilirse ilk ve en önemli amaçlardan biri Pratisyen hekimin eğitim kalitesinin arttırılmasıdır. Çözüm kısa bir şekilde sunmak gerekirse 1. kuvvet ayırımında yani çeşitli sadece sigortacılıkla uğraşan özel ve resmi sigorta kurmakta 2. sağlık hizmetlerini mümkün mertebe veya kısmen özelleştirmede ve eğitimin kalitesinini tıp fakülteleri arasında rekabetin ölçülebilmesi ile yükseltmekte yatmaktadır. Bu mukayese gelişigüzel hekim sayısı arttırımında değil bir devlet sınavı ile kısmen paralı olabilecek tıp fakültelerinin mezunlarının denetlenmesinde aranmalıdır.
Biosan\Istanbul
|
|
|